Türkçe

6-11 Eylül SİVAS YILDIZ DAĞI TIRMANIŞI

İzlenme 1915

Gelmiş iken bir habercik sorayım
Niçin gitmez Yıldız Dağ'ı dumanın
Gerçek erenlere yüzler süreyim
Niçin gitmez Yıldız Dağ'ı dumanın

Alçağında al kırmızı taşın var
Yükseğinde turnaların sesi var
Ben de bilmem ne talihsiz başın var
Niçin gitmez Yıldız Dağ'ı dumanın

Benim Şah'ım al kırmızı bürünür
Dost yüzün görmeyen düşman bilinir
Yücesinden Şah'ın ili görünür
Niçin gitmez Yıldız Dağ'ı dumanın

El ettiler turnalar bazlara
Dağlar yeşillendi döndü yazlara
Çiğdemler taşınsın söylen kızlara
Niçin gitmez Yıldız Dağ'ı dumanın

Şah'ın bahçesinde gonca gül biter
Anda garip garip bülbüller öter
Bunda ayrılık var ölümden beter
Niçin gitmez Yıldız Dağ'ı dumanın

Ben de bildim şu dağların şâhısın
Gerçek erenlerin nazargâhısın
Abdal Pir Sultan'ın seyrangâhısın
Niçin gitmez Yıldız Dağ'ı dumanın

Gerçekten de Yıldız Dağı’nın dumanlı başı ve eşi bulunmaz manzarası, hepimizi yüreğimizden kavradı, büyüledi, efsunladı… Ama bizleri 1200 km uzaktan kendisine çeken, Yıldız Dağı’nın dumanlı başı değildi sadece. Biz 5 kişi yemekleriyle, tarihi eserleriyle, kaplıcalarıyla, doğal güzellikleriyle ömrümüzce aklımızdan çıkmayacak, 2850 km lik bir Sivas macerası yaşadık. KDSG'nin bu en uzak ve en renkli etkinliğini, grubumuzun tarihçesine kalın harflerle yazdık.

Ayvalık’tan ben ve Tülay Hanım, Karaağaç’tan Ali Bey, Edremit’ten Serol Bey, 6 Eylül Cuma günü yola çıktık. Balıkesir Köftecisi’nde Mustafa Bey ile buluştuk ve yola devam ettik. Bursa, Eskişehir, Ankara, Yozgat üzerinde tam 15,5 saatlik yolculuk sonunda gece yarısı Sivas’a ulaştık. Hemen yataklarımızı serip uykuya çekildik.

7 Eylül - Sabah erkenden kalkıp dışarı çıktık. Akın Kellecisi’nde bir geleneği yaşadık ve sabah kahvaltımızda kızarmış kuzu kellesi yedik. Çaylarımızı içip gezimize başladık. Önce eğri minaresi ile ünlü Ulu Cami’yi gezdik. Ardından adını gök mavisi çinilerinden alan Gök Medrese ve tipik Sivas konağı olan Abdi Ağa Konağı’nı gezdik. Kaleye çıkıp Sivas manzarası izledik. Çifte Minareli Medrese, Şifaiye ve Buruciye Medreselerinde bol bol fotoğraf çektik. Sivas Kongresi Müzesi restore edildiğinden dışarıdan gezebildik. Ardından Çerkezin Kahvesi’ne gidip dünyanın en güzel kahvesini yudumladık keyifle. Karnımız acıkınca, Mis Kebap’te nefis yaprak dönerimizi yedik. Sivas Etnografya Müzesi’ni ziyaret edip, İl Spor Müdürlüğü’ne gittik. Burada Türkiye’nin her yanından gelen dağcılarla buluşup kayıt yaptırdık ve tişörtlerimizi giydik. Oluşturduğumuz kortejle meydana kadar yürüdük. Burada saygı duruşu ve İstiklal Marşı ardından Dağcılık Federasyonu Başkanı Alaattin KARACA’nın konuşması sonrasında araçlarımızla kamp alanına hareket ettik. Kamp alanında çadırlarımızı kurup kamp düzeni aldık. Paşabahçe Mesire Yeri’ni gezdik. İkram edilen Sivas Köftesi ile karnımızı doyurup kamp ateşi başında halaylar çektik. Farklı illerden gelen dağcılarla tanıştık ve sohbet ettik. İlerleyen saatlerde çadırlarımıza çekildik. Geceleyin 6 dereceye kadar inen sıcaklığa rağmen, günün yorgunluğuyla çabucak uyuduk.

8 Eylül – Saat 5:30’da uyanıp çadırlarımızı topladık. İkram edilen simit ve çay ile kahvaltımızı yaptık. Araçlara binip Yakupoğlan Beldesi’ne geldik. Burada çantalarımızı sırtlanıp, Yıldız Dağı’nın zirvesine doğru 122 dağcıyla beraber tırmanışa geçtik. Zirve yolu zorluydu ama bizler gördüğümüz enfes manzaranın sarhoşluğuyla, yorgunluk hissetmeden zirveyi bulduk. 2550 metrelik zirvede saygı duruşunun ardından hatıra fotoğrafları çekindik ve kumanyalarımızı tüketip inişe geçtik. Öğle saatlerinde olmamız ve bulunduğumuz yükselti güneşin yakıcılığını iyice artırmıştı. Yakupoğlan’a indiğimizde ikram edilen mis gibi ayranları bardak bardak içerek biraz serinledik. Ardından yine otobüslerle kamp alanına döndük. Burada madalyalarımız verildi ve yetkililerle vedalaşıp aracımızla Banaz Köyü’ne doğru yola çıktık. Pir Sultan Abdal’ın köyü olan Banaz’da önce anıtı, ardından Topuzlu Baba’yı gezdik. Burada kuşburnu kaynatan teyzelerle sohbet ettik. Köye inip Pir Sultan’ın evini ve tarihi çeşmeyi gezdik. Elinde sımsıcak bazlamalarla yürüyen teyzelere rastladığımızda dünyalar bizim oldu. Biraz sohbet edip fırından yeni çıkmış bazlamaların tadına baktık ve yola çıktık. Evde üzerimizi değiştirip Amcaoğluma, akşam yemeğine gittik. Nefis etliekmek ve ayranla karnımızı doyurup çaylarımızı içtikten sonra eve gelip, erkenden yattık.

9 Eylül – Sabah erkenden kalkıp fırından aldığımız taze katmer ve çöreklerle, tulum peyniriyle karnımızı doyurduk. Ardından yola çıkıp Kangal İlçesi’ne, buradan da Balıklı Kaplıca’ya geldik. Kaplıca havuzunda yaklaşık 2 saat, doktor balıklara bedenlerimizi teslim ettik. Balıkların özellikle ayaklarımıza hücum etmesi bizi şaşırttı. Ardından kaplıcadan ayrılıp, Kangal Köpeği Üretme Çiftliği’ne geldik. Burada muhteşem Kangal köpeklerini fotoğrafladık. Yeniden aracımıza binip Gürün İlçesi’ne geldik ve önce etkileyici manzarasıyla insanı büyüleyen Şuğul Kanyonu’nu, ardından da Gökpınar Gölü’nü gezdik. Gökpınar’ın büyüleyici, çivit mavisi suları üzerinde sandal sefası yapıp, eşsiz manzarada kaşarlı alabalıklarımızı yedik. Gürün’e tekrar döndüğümüzde çarşı içinden kuru kayısı, kuru dut ve Gürün elması aldık. Sivas’a vardığımızda hava kararmıştı. Biraz şehir gezintisi yapıp evimize döndük ve yattık.

10 Eylül – Sabah erkenden uyanıp çorbacıya gittik ve nefis işkembe-paça çorbalarıyla karnımızı doyurduk. Ardından aracımızla Emirhan Köyü’ne gidip yürüyüş düzeni aldık ve tırmanmaya başladık. Emirhan Kayalıkları’nın etkileyici coğrafyasında, arazideki doğal engellerle zorlu bir mücadele verdik ve yaklaşık 5 saatte parkuru bitirdik. Şehre dönüp önce Gardaşlar Tepesi’ne, ardından da Kirli Ahmet’e gittik. Burada yediğimiz nefis Sivas Köftesi ile karnımızı doyurup eve geldik ve yaya olarak çarşıda dolaştık. Pestil, Sivas bıçağı, gümüş vs satın aldık. Medresede rastladığımız SİVDAK yöneticileri ve federasyon temsilcisi ile çay içip Yıldız tırmanışını değerlendirdik. Bir outdoor mağazasında bize sunulan cazip indirimleri değerlendirdik ve eksiklerimizi giderdik. Ardından sevgili yeğenimin sünnet düğününe katıldık ve eve dönüp yattık.

11 Eylül – Sabah erkenden uyandık. Eşyalarımızı toplayıp aracımıza yükledik. Akın Kellecisi’nde kahvaltımızı yapıp yola koyulduk. Geldiğimiz yoldan, Bursa Otogarı’nda Mustafa Bey’i bırakarak Körfez’e döndük ve yaklaşık 15 saatlik yolculuk sonunda evlerimize ulaştık.

TEŞEKKÜRLER: Bu kusursuz etkinliği düzenleyen ve bizleri Sivas ile buluşturan Sivas Dağcılık Kulübü yöneticilerine ve özellikle Burhan AKKAYA ile Kadir KURUÇAY’a, Dağcılık Federasyonu il temsilcisi Sayın Mehmet BAYSAL’a, Vali Yardımcısı Sayın Mustafa AYDIN’a, ülkenin her yerinden bu tırmanışa katılmaya gelen ve keyifli paylaşımlar yaşadığımız dağcılara, Yakupoğlan Belediye Başkanı Sayın Dursun KARATAŞ’a, Pişirdiği nefis yemeklerle bizlere damak keyfi yaşatan Balıkesir Köftecisi, Akın Kellecisi, Mis Kebap, Kirli Ahmet, Çerkez’in Kahvesi ve Lezzetçi Çorba’ya, sofralarına konuk olduğumuz Vedat Âbim ve Sema Yengem’e, Banaz Köyü’nün cömert ve samimi teyzelerine, mesajları ve telefonlarıyla bizi yalnız bırakmayan KDSG’lilere, bu müthiş macerayı benimle yaşayan, uyumları ve becerileriyle her anı daha keyifli kılan yol arkadaşlarıma, bize evlerini açan anneme, babama ve bu tür etkinliklerde desteğiyle gözümü arkada bırakmayan sevgili karıma teşekkür ederim.

17/10/2019 Gün Ortalama:70  Bugün 11 Ziyaret var  Sitede 1 kişi var  IP:3.85.214.0