Türkçe

1-2 HAZİRAN-DURSUNBEY

İzlenme 1552
Şirin Dursunbey, güzel Dursunbey, yeşil Dursunbey…Kulağımız telefonda, aklımız Taksim’de, Ankara’da, Eskişehir’de idi ama, 2 günde yaşattıklarınla biz 23 kişiyi mest ettin Dursunbey. Şâd olasın Dursunbey.

Çanakkale’den Hülya Hanım, Ayvalık’tan ben, Şerafettin Bey, Tülay Hanım, Muammer Bey, Çağatay, Rana ve Başar, Gömeç’ten Nurettin Bey ve Ali Bey, Burhaniye’den Necla Hanım, Süleyman Bey, İbrahim Bey, Ramazan Bey, İnan Bey ve Bekir Bey, Edremit’ten Çetin, Mustafa Bey, Mehmet Bey, Serol Bey, Havran’dan Tuğçe Hanım ve Serdal Bey, Balıkesir’den Hayrettin Bey sabahın erken saatinde buluştuk ve yola çıktık. Dursunbey’e vardığımızda saat 8:00’di ve bizler doğruca lokantaya geçerek tiritlerimizi ( pideli paça ) yedik. Yemeğin ardından araçlarımızla Suçıktı’ya geçtik ve burada alabalıkların, ördeklerin yüzdüğü buz gibi suların kıyısında çayımızı içip gezdik. Sonra şehir merkezine doğru yürümeye başladık. Şehirde alışverişimizi yaptık, caddelerde dolaştık ve hep beraber Saz Mesire Yeri’ne gidip nefis kiremitte mantarlı, kaşarlı alabalığımızı yedik. Yemek sonrası araçlarımıza binip yaylanın yolunu tuttuk. Yol ilerleyip orman sıklaştıkça manzaranın güzelliği karşısındaki hayranlığımız ve heyecanımız arttı. Yaylaya vardığımızda, festival için düzenlemeler yapan orman işçileri ile karşılaştık. Bize gösterilen alana çadırlarımızı kurduk ve orman içinde yürüyüşe çıktık. Yaklaşık 5 km kadar yürüyüp çadırlarımıza geri döndük. Yemek hazırlıklarına başladık. Tahta masaları birleştirdik. Mangalı yanımıza getirip yaktık ve etlerimizi, tavuklarımızı pişirmeye başladık. Muhteşem salatalar ve mezeler eşliğinde içkilerimizi içtik. Bu nefis yemek sonrası odun deposunun yanına geçip buradaki ocağı tutuşturduk ve içeriden çıkardığımız kütükleri sandalye yaparak oturduk. Şarkılar, türküler eşliğinde uzun süre muhabbet ettik ve uykumuz gelince çadırlarımıza çekildik. İlerleyen saatlerde uykumuz önce yağmur damlalarıyla, ardından da motosiklet grubunun gürültüsüyle bölündü. Sabah 5 civarı çadırlarımızdan çıkmaya başladık. Ateşimizi güçlendirdik. Demliklerimizi doldurup ocağa ürdük. Çadırlarımızı topladık. Ara ara atıştıran yağmurdan etkilenmemek için eşyalarımızı araçlarımıza taşıdık ne nefis bir sucuklu yumurta pişirdik. Kahvaltının ardından yağmur sonrası toprak kokusunu içimize çeke çeke birkaç km lik keyifli bir yürüyüş yaptık. Döndüğümüzde yaylanın kalabalıklaştığını, davetli grupların birer birer geldiğini gördük. Kendimize güzel bir yer seçerek gösterileri izlemeye başladık. Yunan ekibinin ardından Dünya 3. Tavşanlı ekibinin muhteşem Ferace Zeybeği’ni izledik. Konserleri, Dursunbey ve Soma ekiplerini izledikten sonra saatin geç olması nedeniyle hareket etmek istedik. Dursunbey Folklor Araştırma Derneği’nin bizler için hazırlamış olduğu hoş hediye paketlerini alıp yola koyulduk. Yolda bir çeşme başında karpuz molası verdik ve Dursunbey’e vardık. Burada tarihi lokumcuya girip hediyelik lokum ve cezerye aldık ve Şirin Dursunbey ile vedalaşıp yola revan olduk. Balıkesir’de hoş bir ortamda köftelerimizi yedik. Ardından vedalaşıp evlerimize ulaştık.

TEŞEKKÜRLER : Taa Çanakkale’den gelerek bizi şâd eden Hülya Hanım’a, aracının bagajını tepeleme doldurduğumuz Muammer Bey’e, geç saatte çıkarak bize yetişen Mustafa Bey’e, gayet uyumlu ve sevimli bir çocuk olup gofretlerini, cipslerini bizimle paylaşan Başar’a, Dursunbey’de tirit ve alabalık pişiren becerikli ustalara, ikram tabağını defalarca dolduran ve her sorumuza sabırla cevap veren lokumcumuza, birbirinden güzel gösterileri için katılımcı ekiplere, bize yakın ilgi gösteren ve hediyeleriyle bizi mutlu eden DUFAD yöneticilerine, bu güzel organizasyonda emeği geçenlere ve bu 2 unutulmaz günü birlikte yaşadığım yoldaşlarıma teşekkür ede
rim.
22/11/2019 Gün Ortalama:80  Bugün 27 Ziyaret var  Sitede 1 kişi var  IP:3.234.210.89