Türkçe

16 ŞUBAT-AYI GEDİĞİ-KARANLIKDERE

İzlenme 1669
Büyülü bir orman ve bu ormanın her metresinde karşımıza çıkan farklı bir renk, manzara, olay… Biz 11 kişi, bugünkü rotamızın karlı manzaralarıyla, güzelliğiyle bizi kendimizden geçiren kardelenleriyle, son yağmurlarla coşup yatağından taşan dereleriyle, şelaleleriyle büyülendik.

Sarımsaklı’dan Pınar Hanım, Ayvalık’tan ben, Tülay Hanım, Tayfur Bey, Huriye Hanım, Edremit’ten Canan Hanım, Mustafa Bey, Kâzım Bey ve Çetin, sabah çorbalarımızı içtikten sonra araçlarımızla Çınarlıhan’a vardık. Hemen çantalarımızı sırtlanıp yürümeye başladık. Orada bulunan 3 sevimli köpek te bizimle beraber geldi. Ormanın sisli, dumanlı, serin sabah manzaraları muhteşemdi. Tempolu bir tırmanışla Ayı Gediği’ne yaklaştığımızda çevremizin bembeyaz olduğunu görüp sevindik. Ayı Gediği’nde yaklaşık 15-20 cm kar vardı. Oyalanmadan Döşemedere Şelalesi’ne indik. 10 dakika mola verip fotoğraf çektikten sonra devam edip kuleye de uğrayarak yolumuza devam ettik. Ormanın derinliklerine daldıkça heyecanımız arttı. Kardelenleri görüp göremeyeceğimizi, kardelenlerin çevresinde kar olup olmadığını merak ederek, ayaklarımızın hızlı temposuna engel olamayarak yürümeye devam ettik. Bir köşeyi döndüğümüzde, bir yıldır hayalini kurduğumuz muhteşem manzara karşımızdaydı. Bembeyaz karlar içerisinden büyümeye çalışan yüzlerce kardelen, bizi bir anda kendimizden geçirdi. Heyecandan ve mutluluktan açlığımızı bile unutup seri bir şekilde fotoğraf çekmeye başladık. Kardelenlerin 100 metre ötesinde ateşimizi yakıp çayımızı demledik. Mükemmel bir sofra kurup karnımızı doyurduk. Fırsat buldukça kardelenlerin yanına giderek, doyasıya hasret giderdik ve yüzlerce kez deklanşöre bastık. Fakat önümüzde uzun bir yol vardı ve karanlığa kalmamak için toparlanıp hareket ettik. Karanlıkdere’ye vardığımızda bizi kötü bir sürpriz bekliyordu : Bölgede seyreltme çalışmaları vardı ve “seyreltme” ile “katliam” ı birbirine karıştıran ormancılar oldukça fazla ağaç kesmişler, araziyi çıplak hale getirmişlerdi. Gözümüzün alıştığı o sisli, sık orman artık bir hayaldi. İş makineleri de yolu berbat etmişti. Yer yer bileğimize kadar çamura gömülerek zorlukla yürüdüğümüz 1 km lik geçiş sonrası zemin sertleşti. Yükseldikçe kar da kalınlaştı ve karda yürümenin keyfini yeniden yaşamaya başladık. Çamurlarımızı temizledik. Kar köknar ağaçları üzerinde olağanüstü manzaralar sunuyordu bize. Fotoğraf çkip ilerlerken birden içimizdeki çocuk hareketlendi ve şiddetli bir kartopu savaşına başladık. Karlar üzerinde yuvarlanıp, birbirimizi kara bulayıp iyice yorulduğumuzda yola devam ettik. Akşamın yaklaşması, güneş ışınlarının eğilmesiyle serinlik te arttı ve tempomuzu artırdık. Ayı Gediği’ne yaklaşınca yerde sarı-mor-beyaz çiğdemlerle karşılaştık ve yerlerde sürünme pahasına onları da fotoğrafladık. Ayı Gediği’ni süratle geçip, 9 saatlik yürüyüşümüzü tamamladık ve hava henüz kararmadan Çınarlıhan’a vardık. Burada şömine başında çaylarımızı yudumlayıp ısındık ve vedalaşıp evlerimize doğru yola çıktık.

TEŞEKKÜRLER : Artık listede Canan Hanım’ın adını gördüğümüzde çantamızdaki yiyecekleri çıkarıp, yerine odun-çıra vs koyuyoruz. Kendisine bu haftaki sarmalar, börekler ve tatlı için teşekkür ediyoruz. Pınar Hanım’dan sarı alaman şekerlerinin devamını diliyoruz. Bu unutulmaz günü benimle paylaşan tüm yoldaşlarım, iyi ki varsınız.
22/11/2019 Gün Ortalama:80  Bugün 27 Ziyaret var  Sitede 1 kişi var  IP:3.234.210.89